“Hepimiz belli bir zamanda, belli bir yerde doğarız ve yıllanmış şaraplar gibi, doğduğumuz yıl ve mevsimin niteliklerini taşırız.”

Carl Gustav Jung

 

HİZMETLERİMİZ

İndirim!

Astroloji Danışmanlık

Doğum Harita Analizi

200.00  39.90 
İndirim!

Astroloji Danışmanlık

Sinastri (İlişki) Analizi

499.00  139.00 
İndirim!

Astroloji Danışmanlık

Seçimsel Astroloji

400.00  149.00 

AYLIK BURÇ YORUMLARI

instagram'da Biz

Yine mi tutuluyoruz? Daha ne kaldı ki değiştirip dönüştürecek?
İnsan öznellik girdabından çıkamadığı sürece gökyüzüne bakmak acı vermekten başka bir işe yaramayacak belki de.. Neden mi? Evrenin sesini duyamıyoruz. Onun hikayesini anlayamıyoruz. Kendi “yazdığımız” veya “yazdırılan” küçük hikayelerimizle bakıyoruz gökyüzüne. Sanki gezegenler bize hizmet etmekten sorumluymuş gibi... Ay bıktım valla Jüpiter artık bana ne zaman şans getirecek? Bu Satürn’den illallah geldi ne zaman burç değiştirecek? Değiştirecek aslında ancak senin için bu hiç bir zaman “ol”mayacak. Bunca zaman ruhunun özgürlük çığlıklarına ses vermediysen, hiç bir zaman istediğin yaşama ulaşamazsın. Senin için tasarlanmış “istenilen” yaşamı yaşamak zorunda kalacaksın. Ders, sınav, tekamül bu kelimelerin  belki de tek bir anlamı var; evrene ait olduğunu fark etmek. Isırdığın elma ne kadar lezzetli olursa olsun ondan vazgeçmeyi bilmek.. Bırak sıksın, yaşamına disiplin getirmeye çalışsın, eskiyen, seni olduğun yere çakan şeyler mi ölüyor, ölecek, yıkılacak zaten. Sen acını yaşama, sadece gör ve yeter ki bırakmayı bil! Kapanan kapıların ardında elinde hediyeleri ile bekleyen yeni oluşlara bırak kendini... O paketlerin içi istediklerinle dolu olmasa da.. Sadece varoluşa bırak. Almak gereken tek hediye bu çünkü... Bu dolunay sana hediyeni getiriyor cesaretin var mı kapıyı açmaya? 
Dolunay yazısı için www.astroduru.com/astroloji/yilin-ilk-dolunayi-yengec-burcunda-halkali-tutulma/
#cancerfullmoon#fullmoon##dolunay #yengeçtedolunay
Yine mi tutuluyoruz? Daha ne kaldı ki değiştirip dönüştürecek? İnsan öznellik girdabından çıkamadığı sürece gökyüzüne bakmak acı vermekten başka bir işe yaramayacak belki de.. Neden mi? Evrenin sesini duyamıyoruz. Onun hikayesini anlayamıyoruz. Kendi “yazdığımız” veya “yazdırılan” küçük hikayelerimizle bakıyoruz gökyüzüne. Sanki gezegenler bize hizmet etmekten sorumluymuş gibi... Ay bıktım valla Jüpiter artık bana ne zaman şans getirecek? Bu Satürn’den illallah geldi ne zaman burç değiştirecek? Değiştirecek aslında ancak senin için bu hiç bir zaman “ol”mayacak. Bunca zaman ruhunun özgürlük çığlıklarına ses vermediysen, hiç bir zaman istediğin yaşama ulaşamazsın. Senin için tasarlanmış “istenilen” yaşamı yaşamak zorunda kalacaksın. Ders, sınav, tekamül bu kelimelerin belki de tek bir anlamı var; evrene ait olduğunu fark etmek. Isırdığın elma ne kadar lezzetli olursa olsun ondan vazgeçmeyi bilmek.. Bırak sıksın, yaşamına disiplin getirmeye çalışsın, eskiyen, seni olduğun yere çakan şeyler mi ölüyor, ölecek, yıkılacak zaten. Sen acını yaşama, sadece gör ve yeter ki bırakmayı bil! Kapanan kapıların ardında elinde hediyeleri ile bekleyen yeni oluşlara bırak kendini... O paketlerin içi istediklerinle dolu olmasa da.. Sadece varoluşa bırak. Almak gereken tek hediye bu çünkü... Bu dolunay sana hediyeni getiriyor cesaretin var mı kapıyı açmaya? Dolunay yazısı için www.astroduru.com/astroloji/yilin-ilk-dolunayi-yengec-burcunda-halkali-tutulma/ #cancerfullmoon#fullmoon##dolunay #yengeçtedolunay